Normal bir dil gelişiminde çocuğunuzun1 yaşında ilk sözcüklerini söylemeye başlamasını, 2 yaşında söylediklerinizin çoğunu anlıyor ve yaklaşık 50 sözcüğü kullanıyor olmasını bekliyoruz. 3 yaşına geldiğinde ise sözcük sayısının yaklaşık olarak 250 civarında olmasını ve 2-3 sözcüklü basit cümleleri kullanabilir olması beklemekteyiz. Ancak çocukların diğer gelişim alanlarında olduğu gibi dil gelişiminde de bireysel farklılıklar gösterebileceği göz önünde bulundurulmalıdır.

Kekemeliğin nedeni henüz bulunamamış olsa da genetik faktörlerin önemli olduğu bilinmektedir. Özellikle birinci derece akrabalarda kekemelik olması durumunda risk artmaktadır. Genetik faktörler kekemeliğin ortaya çıkmasında tek başlarına etkili değillerdir ve dolayısıyla bu durum böyle bir çocukta kesinlikle kekemelik olacağı şeklinde anlaşılmamalıdır. Ancak kekemelikten şüphelenmeniz halinde zaman kaybetmeden uzman bir dil ve konuşma terapistine başvurmalısınız.

Otizmli bireylerin eğitimleri farklı branşlardan birçok uzmanın (özel eğitim öğretmeni, psikolog, dil ve konuşma terapisti, çocuk nöroloğu, çocuk psikiyatristi, iş-uğraş terapisti vb.) katılımıyla sağlanmaktadır. Otizm belirtileri olan çocuklar özellikle iletişim becerilerinde problemler yaşamakta ve çevresindekilerle etkileşimde bulunmakta zorlanmaktadırlar. Bu çocuklara etkili iletişim becerilerinin kazandırılmasında dil ve konuşma terapistinin rolü büyüktür.

Araştırmalara göre felç/inmeden sonraki en hızlı iyileşme ve terapilerden en fazla yarar sağlanması ilk 1 sene içinde gerçekleşmektedir. Bu nedenle akut durum sonrasında (bilinci açık, işbirliği yapar, sürecin farkında vb. olduğunda) bir dil ve konuşma terapisti tarafından değerlendirilip, uygun görülmesi halinde en kısa sürede yoğun terapiye başlanması ve ailenin sürece katılması çok önemlidir.